Hakkında


Selmin İrem Koçaş, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden onur derecesiyle mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından gazeteciliğe olan ilgisi doğrultusunda bir süre medya sektöründe çalışmış, TRT World’de kültür-sanat yapımcısı olarak edindiği iki yıllık deneyim boyunca kurumsal hayattaki insan ilişkilerini ve organizasyonel dinamikleri gözlemleme fırsatı bulmuştur.


Klinik psikoloji alanındaki uzmanlık eğitimini İtalya’da, Bergamo Üniversitesi’nin “Bireyler, Aileler ve Organizasyonlar için Klinik Psikoloji” yüksek lisans programında yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır. Bu süreçte farklı kültürlerde psikoterapi uygulamalarını tanıma ve kıyaslama imkânı elde etmiş, göç psikolojisi üzerine çalışmaya başlamıştır.


Yüksek lisans tezini, “Kendini mükemmeliyetçi gösterme ile beden dismorfik bozuklukları arasındaki ilişki; sosyal medya kullanımı, sosyal anksiyete, kendini izleme ve interosepsiyon gibi faktörlerin bu ilişki üzerindeki aracı ve düzenleyici rolleri ile tüm bu etkenlerin estetik cerrahiye yatkınlıkla ilişkileri” konulu araştırması üzerine yazmıştır.


Klinik stajını İtalya’nın saygın terapi merkezlerinden biri olan Milano Aile Terapisi Merkezi’nde tamamlamış; burada Prof. Pietro Barbetta rehberliğinde Sistemik Aile Terapisi alanında yoğunlaşmıştır. Aile içi ilişkiler, iletişim örüntüleri ve bireyler arası sistemik etkileşimler üzerine kazandığı bu uzmanlık, terapi pratiğine farklı bir perspektif kazandırmıştır.


Terapötik yaklaşımı; psikodinamik, sistemik ve dışavurumcu ekolleri kapsayan bütüncül bir yapıya dayanmakta, yer yer bilişsel davranışçı ve çözüm odaklı tekniklerden de yararlanmaktadır. Her danışanın kendi ihtiyaçlarına uygun, esnek bir terapi süreci tasarlamayı önemser. 


2019 yılından bu yana, sanat terapisi, beden ve hareket terapisi ile psikodrama tekniklerini içeren farkındalık temelli grup çalışmaları yürütmektedir. Bu yöntemler, terapide sözel olanın ötesine geçerek daha derin ve yaratıcı bir temas kurulmasına olanak tanımaktadır.


Türkçe’nin yanı sıra İngilizce terapi hizmeti de sunmaktadır. Ayrıca, yurtdışında yaşayan Türklerle çalışarak göç ve adaptasyon süreçlerine odaklanmaktadır. Kültürlerarası deneyimi ve hâlen yurtdışında yaşıyor olması, expat danışanlarla daha duyarlı ve etkili bir çalışma yürütmesini mümkün kılmaktadır.


Psikoterapist kimliğinin yanı sıra alternatif müzik alanında üretimlerine devam etmektedir. Sanatsal ifade biçimleriyle iç içe olmak, hem kişisel hem de mesleki gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Danışanlarının özgün hikayelerini merak etmek, insanı sığ kategorilere koymadan, yapışkan etiketlere hapsetmeden anlamaya çalışmak mesleki düsturunun temelini oluşturmaktadır.

Scroll to Top